Yabancılar Menkul Yatırımlarını Satıyor

Türkiye uzun yıllardır kronik cari açık veriyor ve cari açığını finanse edebilmek için gayret gösteriyor. 2019 yılında yaşanan %0,9 büyüme ile 1,7 milyar dolar cari fazla verilmesine rağmen cari açık sorununa kalıcı çözüm bulunabilmiş değil. 2020 yılında büyüme oranının artması ve cari açığın yükselmesiyle finansman daha çok gündeme gelecek.

Cari açık doğrudan yatırımlar, gayrimenkul yatırımları, menkul yatırımlar ve dış borç alınarak finanse ediliyor. Dış borç alınarak cari açığın finansmanı pek istenilen bir durum değil. Doğrudan yatırımlar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından aylık olarak açıklanıyor ve gayrimenkul yatırımlarını da içeriyor. 2018 yılında Türkiye’ye yapılan doğrudan yabancı yatırımları 13 milyar dolar; bunun 5,9 milyar doları gayrimenkul alımları. 2019 Ocak-Kasım döneminde 2018’in aynı dönemine göre doğrudan yatırımlar %35 azalarak 11,8 milyar dolardan 7,5 milyar dolara gerilemiş durumda.

Yabancıların Türkiye’deki menkul yatırımları haftalık olarak Merkez Bankası tarafından açıklanıyor. Yabancıların temel menkul yatırımları hisse ve tahvil alımı. Hisse alımları borsada işlem gören şirketlerin değerini artırıyor. Tahvil alımları ise Hazine’nin borçlanma faizini düşürerek faiz yükünü azaltıyor. Ne yazık ki son 10 haftadır yabancılar Türkiye’deki menkul yatırımlarını azaltıyor, portföylerini satarak yurt dışına çıkıyor.

Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’de net alım yaptığı en son hafta 20 Aralık 2019. Bu hafta sonrasında 10 hafta boyunca yabancılar net çıkış yaptı. Bu sürede piyasa fiyatı ve kur hareketlerinden arındırılmış net çıkış hisse senedinde 1 milyar dolar; tahvilde ise 2,6 milyar dolar. Yani yabancılar son 10 haftada borsa ve tahvilden 3,6 milyar dolar net çıkış yapmış.

28.02.2020 haftasında toplam stok değeri hisse senetlerinde 28,1 milyar dolar; tahvilde ise 12,5 milyar dolar. 2013 yılında Fed Başkanı Bernanke’nin açıklamalarından önce (17 Mayıs 2013 haftasında) toplam stokun hisse senetlerinde 82 milyar dolar; tahvilde 69,8 milyar dolar olduğu düşünülürse yabancıların Türkiye’deki menkul yatırımlarının ne derece azaldığı daha iyi anlaşılabilir.

Borsa İstanbul’da yabancıların sahiplik oranı %60’ın altında seyrediyor. 5 Mart gününde borsada işlem gören şirketlerin toplam piyasa değeri 1 trilyon 255 milyar lira olmuş. Bu değeri gün sonundaki dolar kuruna bölersek borsadaki halka açık şirketlerin toplam değeri 205 milyar dolar ediyor. Yabancılar 28,1 milyar dolarlık hisse senedi portföyü ile %60 civarı hisseyi elinde bulunduruyor. Yani borsada dolaşımda bulunan hisselerin toplam değeri yaklaşık 47 milyar dolar. 

2019 sonunda 753 milyar dolarlık GSYH’ya sahip Türkiye’de yabancı yatırımcıların elinde tuttuğu hisse sadece 28,1 milyar dolar. Bu durum borsada işlem gören şirketlerin az olmasıyla, şirket değerlerinin düşüklüğüyle, halka arz zorluklarıyla ve dolaşımda bulunan hisse oranının düşüklüğüyle açıklanabilir. Diğer taraftan 28.02.2020 haftasında 147,6 milyar dolarlık devlet iç borçlanma senetlerinin yalnızca 12,5 milyar doları yabancıların elinde.(%8,5) Bu durum yabancıların Türk tahvillerine olan ilgisinin belirgin şekilde az olduğuna işaret.

Yakın zamanda Merkez Bankası’nın açıkladığı “Gelişmekte Olan Ülkelerde Tahvil Piyasasına Yönelik Yabancı Yatırımcı Pozisyon Endeksi” başlıklı rapora göre yabancı yatırımcıların sahip olduğu gelişmekte olan ülkelerin yerel tahvillerinde Türkiye’nin oranı 2006’da %14 seviyesindeyken 2018’da %4’e inmiş. Yabancıların Türkiye tahvillerinde sahiplik oranı 2012-2014 döneminde %20’nin üzerindeyken halihazırda %8,5 seviyesinde. 2018 sonunda Endonezya ve Güney Afrika’da bu oran %40’a yakın, Meksika ve Polonya’da %30 civarında.

Yabancıların borsa ve tahvilde satış yapması borsa endeksine, borsada yabancı oranına; tahvil faizlerine ve tahvil sahiplik oranlarına yansıyor. Borsada satış yapmaları endeksin gerilemesine neden olurken; tahvilde satış yapmaları tahvil faizlerinin yükselmesiyle sonuçlanıyor. Bu durumdan bireysel ve kurumsal yerli yatırımcılar olumsuz etkilendiği gibi Hazine de doğrudan artmış faiz yükü ile karşılaşıyor.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler yabancı yatırımcıları ülkelerine çekebilmek için gayret ediyor. Menkul yatırımlar özellikle kolay alınıp satılabilmesi ve ekonomileri hızla etkileyebilmeleri açısından önemli.  Yabancıların bir ülkeye yatırım yapmasında veya ülkeden çıkmasında ekonomik, hukuki, siyasi, uluslararası pek çok etken söz konusu.  Ekonomi yönetimine düşen görev ise yabancıların ülkeye daha fazla yatırım yapmasını sağlayacak ortamı oluşturmak olmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir