Reel Sektör Zorda

Kriz yılı olan 2019’u geride bıraktık. Bu yıla ait bazı veriler tamamlanırken bazıları henüz açıklanmadı. Açıklanan veriler krizden çıkma emareleri gösterse de toparlanmanın çok yavaş olduğunu söylemek gerekiyor. Özellikle reel sektörde olumsuzluk had safhada ve bu sorunlar kısa vadede çözülecek gibi de görünmüyor.

Reel sektörü kısaca finans sektörü dışındaki sektör olarak tanımlamak mümkün. Paradan para kazanmayıp üretim faaliyetleri ile kazanç sağlayan ekonomik faaliyetleri içeriyor. “Ulusal ekonomide tarım, sanayi ve hizmetler ana sektörlerinde üretici ve tüketici konumundaki bireylerin tümünü temsil eden kesim” olarak tanımlansa da reel sektör denilince akla daha çok üretim faaliyetleriyle ilişkili şirketler geliyor.

Reel sektörün önemli sorunlarının başında ciroların azalması veya yeterince artmaması geliyor. Tuik’in açıkladığı ciro endekslerine göre Ekim ayında takvim etkilerinden arındırılmış toplam ciro endeksi yıllık bazda %9 artmış. Sanayi sektöründe artışın %2,9’a kadar gerilediğini görüyoruz. Ticaret sektöründe artış %17,7 seviyesinde; hizmetlerde artış %12,2; inşaatta gerileme ise %19. Sektörel güven endekslerinin ise son aylarda az da olsa yükseldiği görülüyor.

Enerji maliyetlerindeki artış üreticilerin önemli sorunları arasında. Konutlarda kullanılan elektriğin birim fiyatı 2017’nin 2. yarısında 41,3 kuruşken 2019’un ilk yarısında 53,8 kuruşa çıkmış(artış %30). Aynı dönemde sanayide kullanılan elektrik ise 26,8 kuruştan 48,1 kuruşa yükseldi(artış %79). Konutlarda kullanılan doğalgazın birim fiyatı 112,2 kuruştan 135,6 kuruşa çıkarken(artış %20); aynı dönemde sanayide kullanılan doğalgaz 90,6 kuruştan 167,0 kuruşa yükseldi(artış %84). Üstelik 2019’un 2. yarısında doğalgaza ve elektriğe %30 kadar daha zam geldi.

Reel sektörün istihdam maliyetleri artmaya devam ediyor. 2019 başında net asgari ücrete %26 zam gelmişti. 2020 başında ise %15 zam yapıldı. Ülkede çalışanların büyük kısmı asgari ücret alıyor ya da çalışanlara asgari ücretle ilişkili zam yapılıyor. Yıllık enflasyonun %11,84 olarak açıklandığı ülkemizde 2020’de çalışanların ücretlerine %12 civarında zam yapılması beklenebilir. İş gücü maliyetinin artması ise işletmeleri istihdamı azaltmaya yöneltiyor. Ekim 2019’da 4a’lı(SSK) çalışan sayısı Ekim 2017’nin gerisinde.

Hükümetin ekonomiyi büyütebilmek için en önemli hedeflerinden biri kredi hacmini artırabilmek. Kamu bankaları kredi verme yarışında, kredi faiz oranları düşüyor, Merkez Bankası TL cinsi zorunlu karşılıkları indirerek daha fazla kredi verilebilmesini sağlıyor. Bu kadar desteğe rağmen kur etkisinden arındırılmış ticari kredi hacmi artışı %10 seviyesinde. Yıllık enflasyonun %11,84 olduğunu düşünürsek ticari krediler artmak bir yana reel olarak azalmış durumda. Tüketici kredilerindeki artış ise yıllık bazda %15 seviyesinde.

Tahsili gecikmiş alacaklarda(TGA) da ticari krediler çok kötü performans gösteriyor. Resmi verilere göre ticari kredilerde TGA oranı %6’yı aşarken; bireysel kredilerde bu oran %4’ün altında. Üstelik son dönemde bireysel kredilerde tahsili gecikmiş alacak oranı gerilerken; ticari kredilerde artmaya devam ediyor. Türkiye’ye en olumlu notlar veren kredi derecelendirme kuruluşlarından biri olan Fitch bu oranın 2020’de %7-8 seviyelerine ulaşmasını bekliyormuş.

Otomotiv Distribütörleri Derneği(ODD)’nin açıkladığı pazar verilerine göre otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine göre %20 azalarak 387.256’ya gerilerken; hafif ticari araç satışları %32’ye yakın gerileyerek 91.804’e düştü. 2009 krizinde bile hafif ticari araç satışlarının 187 bin olduğunu düşünürsek hafif ticari araç satışları çok düşük. Bu araçları sadece ticaretle uğraşanların kullanmadığını bireysel amaçlı da kullanılabildiğini vurgulamakta fayda var.

Ağır Ticari Araçlar Derneği(TAİD) verilerine göre 2019 yılında toplam kamyon satışları %31 azalarak 7.223’ten 4.987’ye indi. Çekici satışlarındaki azalma ise daha belirgin. 2019’da satılan çekici sayısı %43 azalarak 6.149’dan 3.521’e gerilemiş durumda. Treyler satışında da benzer düşüş söz konusu. Tuik verilerine göre 2019’un ilk 11 ayında trafikte artan taşıt sayısı 299 bin olurken; trafikte artan kamyon sayısı sadece 80; otobüs sayısı ise 4.493 azalmış.

Sonuç olarak reel sektörün satışları yeterince artmıyor; girdi ve işçilik maliyetleri yükseliyor; kar marjları azalıyor. Bu durum ticari otomotiv satışlarına, kredi hacmi artışına ve takipteki alacaklara yansıyor. Ticari kredi faizleri yakın dönemde önemli miktarda gerilese de yatırım iştahı henüz yok. Bu durum ise istihdama olumsuz yansıyor. 2020 yılında ekonomide en önemli sorunların reel sektörde yaşanabileceği unutulmamalı. Sektördeki sorunların çözümü ise kısa vadede pek mümkün görünmüyor.

“Reel Sektör Zorda” için 2 yanıt

  1. Yazınız cok yalin ve açıklayıcı..zaten sizi Twitter’da takip ediyorum..aydinlanmak için hergun bütün tweetleri nizi gozden geciriyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir