Kriz Yıllarında Sosyal Güvenlik Kurumu

Kriz yıllarında sosyal güvenlik sistemleri büyük ekonomik sorunlar yaşar. Prim gelirleri azalır, emekli maaşı ödemeleri artarak devam eder. Ülkenin sosyal güvenlik kurumu Türkiye’de olduğu gibi zaten açık veriyorsa bu açık katlanarak artar.

2018 yılında Türkiye’de nüfusun ortanca yaşı 32 olmasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) kronik olarak açık veriyor ve merkezi yönetim bütçesinden finanse ediliyor. Bunun en büyük nedeni geçmişte uygulanan popülist politikalar ve çok erken yaşlarda(38-40) emeklilik.

Avrupa Birliği ülkelerinde ortanca yaş 43,1. Ortanca yaşı en yüksek olan ülke İtalya(46,3) iken en düşük olan ülke İrlanda(37,3). Kısacası AB’nin en genç ülkesinden 5 yaş daha genciz. Bu kadar genç nüfusa sahip olmamıza rağmen sosyal güvenlik açıklarından bir türlü kurtulamıyoruz.

2002 yılında SGK gelirlerinin giderleri karşılama oranı %71,5 iken; 2018 yılında bu oran %95,9’a kadar yükselmişti. 2019’un ilk 8 ayında oran %89,2’ye geriledi. 2018’in tamamında 15,7 milyar lira açık veren SGK, 2019’un ilk 8 ayında 33,6 milyar lira açık verdi. 2019’da toplam açığın 50 milyar liraya yaklaşması kuvvetle muhtemel.

Devlet 2008 yılının Ekim ayından beri SGK primlerinin 5 puanını karşılıyor. 2008 yılında 1,7 milyar olan devlet katkısı, 2018 yılında 57,5 milyar liraya çıkmış durumda. Merkezi yönetim bütçesinden SGK’ya yapılan transfer 2008 yılında 35 milyar lirayken (GSYH’ya oranı %3,52) 2018 yılında 150,5 milyar liraya(GSYH’ya oranı %4,04) yükseldi.

Kriz yıllarında SGK’ya yapılan transferler önemli ölçüde artıyor. 2009’da yaşanan küresel krizde yapılan transfer 2008 yılındaki 35 milyardan 52,6 milyara çıkarak %50’den fazla artmıştı. 2018 yılının Ağustos ayında çıkan kriz sonrasında açıklar önemli ölçüde arttı. 2018 yılında yapılan toplam transfer 150,5 milyarken; 2019’un ilk 8 ayında 143,3 milyar liraya ulaştı.

Bilindiği gibi SGK kapsamına dahil olan çalışanlar SSK(4a), Bağkur(4b) ve Emekli Sandığı(4c) olmak üzere 3’ye ayrılıyor. SGK’nın açıklarını olumlu ya da olumsuz yönde etkileyen en önemli kesim 4a’lı çalışanlar. 4a’lı çalışanlar Sosyal Güvenlik Kurumu’nda hem sayı olarak fazla hem de kriz yıllarında sayıları en çok azalan sigortalılar.

Ağustos sonunda toplam kayıtlı çalışan sayısı 21 milyon 409 bin. Ağustos 2017’de 14 milyon 265 bin olan 4a’lı çalışan sayısı Ağustos 2019’da 14 milyon 119 bine gerilemiş. Yani son 2 senede yeni istihdam sağlanamadığı gibi 116 bin kayıtlı çalışan da işini kaybetmiş. Her yıl Türkiye nüfusunun yaklaşık 1 milyon kişi arttığı düşünülürse durumun vahameti daha iyi anlaşılır.

Prim ödeyen nüfusun ücret alan nüfusa oranı veya çalışan nüfusun(aktif) emekli aylığı alan(pasif) nüfusa oranı olarak tanımlanan aktif/pasif oranına bakarsak tarihi düşük seviyelere gerilemiş durumda.(1,77) Bu oran küresel kriz yaşanan 2009 yılının dahi gerisinde.(1,78) Sosyal güvenlik sistemleri için ideal durumda bu oranın 4 olması gerektiği vurgulanıyor. Türkiye’de 1980 yılında bu oran 4’ün üzerindeydi; sonraki yıllarda azalarak 2’nin altına indi. Ağustos 2019 için kurumların aktif/pasif oranına bakarsak;

4a(SSK): 2,05

4b(tarım dışı): 1,3

4b(tarım): 0,9

4c(Emekli Sandığı): 1,46

Sosyal Güvenlik Kurumu’na merkezi yönetim bütçesinden aktarılan kaynağın GSYH’ya oranı 2009 yılında %5,26’ya ulaşarak rekor kırmıştı. Bu yıl ilk 8 aydaki açık eğilimi sürerse yıl sonuna kadar yapılan toplam transfer 210 milyarı aşabilir. Yıllık GSYH 2019’da 4,2 trilyon lira olursa oranın %5’e ulaşacağını söyleyebiliriz. Ortanca yaşı Türkiye’den 11 yıl fazla olan AB’de sosyal güvenlik sistemlerinin açığı sıfıra yakın.

Özetle, kriz yıllarında işsizliğin artması ve kayıtlı çalışan sayısının azalması sosyal güvenlik sistemlerinin gelir/gider dengesini olumsuz etkiliyor. Bu olumsuzluk Türkiye gibi açık veren sosyal güvenlik kurumu olan ülkelerde daha fazla bütçe transferi yapılmasına neden oluyor. Bütçeden yapılan kaynak transferi krizde açığı artan bütçeyi daha kötü duruma düşürüyor. Bu kısır döngüden kurtulmanın yolu ise ekonomik büyümeden ve kayıtlı çalışan sayısının artırılmasından geçiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir