Koronavirüsün Cari Dengeye Etkileri

2019 yılının son ayında başlayan ve salgın haline gelen Koronavirüs enfeksiyonları tüm dünyayı derinden etkilemeye devam ediyor. Halihazırda toplam vaka sayısı 2 milyonu, ölümler 134 bini aşmış durumda. Bu salgın insanların hayatını tehdit ettiği gibi gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri pek çok alanda olumsuz etkiliyor. Tüm ülkelerde ekonomik büyüme azalacak, işsizlik artacak; pek çok ülkenin cari dengesi belirgin şekilde etkilenecek.

Türkiye’nin uzun yıllardır dış tasarruflarının yetersiz olması ve kronik cari açık vermesi herkes tarafından bilinen bir gerçek ve bu soruna şimdiye kadar kalıcı tedbir alınabilmiş değil. Ödemeler dengesi istatistikleri açıklayan Merkez Bankası yakın zamanda bu verileri revize etti. Daha önce 2019 yılında 1,674 milyar dolar cari fazla verildiğini açıklayan kurumun güncellediği verilere göre 2019 yılı cari fazlası 8,674 milyar dolara çıktı.

Yapılan güncellemede uluslararası hizmet ticareti ödemeler dengesine yansıtıldı, dış ticaret verilerinde Özel Ticaret Sistemi yerine Genel Ticaret Sistemi dikkate alınmaya başlandı. Bunun sonucunda cari açık azalırken, net hata noksan kalemindeki büyük miktarda fazla azaltılmış oldu. Pek çok ülke büyüme, işsizlik, cari denge gibi verilerde güncellemeler, revizyonlar yapıyor.

Güncel verilerle, Brunson krizi öncesi, Temmuz 2018’de 49,6 milyar dolar seviyesinde bulunan cari açık yaşanan kur şoku ve ekonomik resesyon sonrasında hızla geriledi. Mayıs 2019’da yıllıklandırılmış cari açık cari 6 milyar dolar cari fazlaya dönüştü. Eylül 2019’da ise yıllık cari fazla 13,8 milyar dolara çıkarak rekor kırdı. Sonraki 5 ay boyunca yıllık cari fazla azalarak Şubat sonunda 6,1 milyar dolara geriledi.

2020 yılında salgın nedeniyle tüm dünya ülkelerinde küçülme, işsizlikte artma bekleniyor; küresel ticaret azalıyor. Ham petrol ve doğalgaz fiyatları küresel büyümenin yerini küçülmeye bırakmasıyla ucuzladı. Salgın devam ederse ülkelerin turizm gelirleri önemli ölçüde azalacak, turizmin GSYH içerisindeki ağırlığı fazla olan ülkeler bu durumdan çok olumsuz etkilenecek. Tüm bu etkenler genel olarak cari fazla veren ülkelerin fazlalarının azalmasıyla cari açık veren ülkelerin ise açıklarının azalmasıyla sonuçlanacak.

Genel mal ticareti koronavirüs salgını nedeniyle tüm dünyada geriliyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre Mart ayında ihracat %17,8 azalırken; ithalat %3,1 oranında arttı. Dış ticaret açığı ise %181 artarak 1,9 milyar dolardan 5,4 milyar dolara yükseldi. Günlük ihracat kayıt rakamlarına göre ise 1-14 Nisan döneminde ihracat %40 azaldı. Nisan ayı dış ticaret verileri salgının dış ticaret açığına etkisini görmek açısından önemli.  

Türkiye yıllardır enerjide net ithalatçı durumda. Koronavirüs salgınının petrol fiyatlarını düşürmesi ve ekonomik faaliyetlerin yavaşlaması nedeniyle ham petrol ithalatı gerileyecek. Tüketimin azalması ve doğalgaz fiyatlarının gerilemesi sayesinde doğalgaz ithalatı için ödenen bedel de azalacak. 2019 yılında mineral yakıt ve türevi ürünlerde ithalatımız 41,2 milyar dolar olmuş. Ham petrol ve doğalgaz fiyatlarının gerilemesi; tüketimin azalması cari dengeye olumlu katkı yapacak.

Turizm ve seyahat faaliyetlerinin Türkiye’nin GSYH’sına katkısı %10’un üzerinde. Koronavirüs salgını tüm dünya ülkelerinde turizm ve seyahat faaliyetlerini olumsuz etkiledi. Şubat ayı itibariyle turizmin cari dengeye yıllık net katkısı 25,8 milyar dolar. Salgının devam etmesi Türkiye’nin turizm gelirlerini önemli ölçüde azaltacak ve cari dengeye olumsuz etki yapacak.

Türkiye her yıl büyük miktarda işlenmemiş altın ithal edip, az miktarda işlenmiş altın ihraç ediyor. Brunson krizi sonrasında aylık 3 tona kadar gerileyen altın ithalatımız son 5 aydır tüm hızıyla devam ediyor. Mart ayında altın ithalatı 26 tonu aşmış durumda. Ocak-Şubat döneminde net altın ithalatımız ise 2,8 milyar dolara ulaştı. Şubat 2020 itibariyle yıllık net altın ithalatımız 11,1 milyar dolara yükseldi. Altının ons fiyatının artması ve altın ithalat miktarının artması 2020’de cari dengeyi olumsuz etkileyecek.

Türkiye uzun yıllardır kronik yüksek cari açık veren ve dış tasarrufları yetersiz olan bir ülke. Kriz yıllarında ise küçük miktarda cari fazla veriyor. Koronavirüs salgını tüm dünyayı etkilediğinden dış ticaret ve ödemeler dengesi dünya ülkelerini belirgin şekilde etkileyecek. Bu salgın devam ederse genel mal ticaretimizi azalacak, turizm gelirlerimiz önemli ölçüde gerileyecek, ham petrol ve doğalgaz ithalatımız düşecek, altın ithalatımız cari dengeyi olumsuz etkileyecek. Tüm bu faktörlerin etkisiyle 2019 yılını cari fazla ile kapatan Türkiye 2020’de cari açığa geçebilir. Bu durum cari açığın finansmanının tekrar gündeme getirecek.

“Koronavirüsün Cari Dengeye Etkileri” için bir yanıt

  1. hocam aslında 2001 sonrası türkiye ekonomisi kriz yıllarında bile cari açık verdi. 2009 bunalımında bile 11,4 milyar dolar açık verdi. büyüme ile cari açık ödünleşiminde makas cari açık lehine fazlaca arttı. 2018 ağustos’ta yaşanan kur şoku nedeniyle ithalatın vahşi gerilemesi nedeniyle 2019’da cari fazla verebildik. 2020 yılında bu ani kaybı ihracat tarafında yaşayacağız ama gümrük vergisi vs derken ithalatın da kafasını kaldırmasına müsade etmeyecekler sanırım. fakat bu sefer kurtarıcı olarak turizm gelirleri de yok.
    yani yine küçülürken cari açık verme ihtimalimiz yüksek. geriye dönüp bakıldığında son 20 yılda yaşanan krizlere rağmen sadece 2019 yılında bir miktar cari fazla verebilmiş olacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir