Koronavirüs Salgınında Ekonomik Tedbirler

2019 yılının Aralık ayı sonlarında Çin’de başlayan koronavirüs salgını 11 Mart tarihinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edildi. (Dünya çapında yayılan geniş kitleleri etkileyen bir salgın) Her gün binlerce insanın hayatını kaybettiği bu salgın ülkeleri ekonomik açıdan çok olumsuz şekilde etkiliyor. Dünya genelinde pek çok ülke bu salgının olumsuz etkilerine karşı ekonomik paket açıkladı ve açıklamaya devam ediyor.

Koronavirüs salgınında her gün tespit edilen vaka sayısı ve ölümler artıyor. Toplam vaka sayısı 29 Mart itibariyle 700 bini; ölümler 33 bini aşmış durumda. Başlangıçta Çin’in büyük ölçüde etkilendiği bu salgın halihazırda vaka sayısı bakımında en çok ABD’yi, ölümler açısından ise İtalya’yı etkilemiş durumda. Ekonomik açıdan en çok tedbir alan ülkelerin başında gelişmiş ülkeler geliyor.

330 milyon nüfuslu ABD’de koronavirüs vaka sayısı 133 bini, ölüm sayısı 2300’ü aşmış durumda. Gayri Safi Yurtiçi Hasılası 21,2 trilyon dolar olan ABD’nin koronavirüs salgını için açıkladığı paketin büyüklüğü 2,2 trilyon dolar. Bu paketin önemli kısmını hane halkına dağıtılan çekler oluşturuyor. Ayrıca ekonomik açıdan zor durumda olan işletmelerin sübvanse edilmesi ve kredi destekleri de paketin içerisinde. Paketin büyüklüğü GSYH’nın %10,4’üne karşılık geliyor.

Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya koronavirüsten Avrupa’da en çok etkilenen ülkeler arasında. Vaka sayısı 60 binin üzerinde ve ölüm sayısı 500’e yakın. 2019 sonunda GSYH’sı 3,436 trilyon Euro olan Almanya’da açıklanan ekonomik paket 756 milyar Euro. Kaynağın önemli kısmı çalışanlar ve işletmeler için hibe olarak dağıtılacak. Paketin büyüklüğü GSYH’nın %22’sine karşılık geliyor. Avrupa’da pek çok ülke(İngiltere, Fransa, İspanya, Hollanda, Polonya vs) benzer şekilde koronavirüs salgınına karşı milli gelirlerinin yüksek oranlarına karşılık gelen miktarda ekonomik paketler açıkladılar.

Türkiye 18 Mart tarihinde koronavirüs salgınına karşı 100 milyar liralık “ekonomik istikrar kalkanı destek paketi” açıladı. Pakette iç havayolu taşımacılığında KDV %18’den %1’e indirildi. Kredi garanti fonu limiti 25 milyar liradan 50 milyar liraya çıkarıldı. Konut alımlarında %80 kredi sınırı %90’a yükseltildi. Asgari ücret desteğinin devam ettirilmesi kararı alındı. En düşük emekli maaşı 1.500 liraya yükseltildi. Kısa çalışma ödeneğinin şartları kolaylaştırıldı. İhtiyaç sahibi aileler için ilave 2 milyar kaynak ayrıldı. Ramazan Bayramında verilen emekli ikramiyesi öne çekildi. Vergilerde ve bazı kredilerde erteleme imkanları getirildi.

Açıklanan 100 milyar liralık destek paketinin 4,280 trilyon liralık GSYH’ya oranı %2,3’e karşılık geliyor. Bu oran ABD ve Avrupa Birliği ülkelerine göre çok düşük. Diğer taraftan 100 milyar liralık paketin büyük kısmı var olan uygulamaların devamı, bazı ödemelerin öne çekilmesi, vergi ve kredi ertelemelerinden oluşuyor. Doğrudan hibe paketin küçük bir kısmını oluşturuyor. TCMB’nin bu paketten daha önce açıkladığı faiz, reeskont, zorunlu karşılık gibi koronavirüs düzenlemelerini de unutmamak lazım.

Koronavirüs salgını büyük ölçüde hizmetler sektörünü etkiliyor. Pek çok sektörün faaliyeti geçici süreyle durduruldu; durdurulmayan sektörlerde ise büyük ciro kaybı mevcut. Perakende sektöründeki bazı firmalar kendi istekleriyle faaliyetlerine ara veriyor. Türkiye’de toplam istihdamın %56,5’i hizmet sektöründe. Salgının devam etmesi bu sektördeki istihdamı önemli ölçüde etkileyecek.

Hükümet kısa çalışma ödeneği alabilmek için gerekli şartları hafifletti. Son 3 yılda 600 gün çalışma şartı 450 güne, son 120 gün çalışma şartı 60 güne indirildi. Yapılacak ödeme brüt ortalama ücretin %60’ı kadar ve 3 ayı geçemiyor. Ödenekten yararlanan çalışanın sonrasında işsiz kalması durumunda ödenen tutar işsizlik maaşından düşürülecek. 2018’in 2. yarısında Brunson krizi nedeniyle işsiz kalan ve işsizlik maaşı alanların kısa çalışma ödeneği şartlarını sağlaması zor olabilir.

Türkiye’de vaka sayıların ve ölümlerin her geçen gün artması sokağa çıkma yasağını gündeme getiriyor. Sokağa çıkma yasağı durumunda özel sektör çalışanlarının ve ihtiyaç sahiplerinin maddi olarak desteklenmesi gerekiyor. Ayrıca faaliyetleri duran şirketlere de destek verilmesi lazım. Bu kaynak 2 şekilde sağlanabilir; ilave borçlanmak ya da para basmak. İlave borçlanma, borçlanma maliyetini yükseltici etki yapacak; para basma ise enflasyonu yükseltecek ve dolarizasyonu daha da artırabilecek. Halihazırda %12’nin üzerinde olan enflasyonun artması durumunda, politika faizi %9,75 olan TCMB, para politikasını yönetmede zorluk yaşayabilir.

2019’ın son ayında Çin’de tespit edilen ve 11 Mart’ta ülkemizde görülen koronavirüs salgını dünya genelinde 33 binin üzerinde insanın hayatına mal oldu. 29 Mart itibariyle Türkiye’deki vaka sayısı 9.217’ye, ölümler 131’e ulaşmış durumda. Salgının ekonomiye olan olumsuz etkilerini azaltmak için açıklanan 100 milyar liralık paket yeterli görünmüyor. Vaka sayısının daha da yükselmesi ve ekonomik etkilerinin artması durumunda hükümetin ilave ekonomik tedbirler alması gerekiyor. Bu tedbirlerin ne şekilde alınacağı ise merak konusu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir