Koronavirüs Etkileri

Koronavirüsler sağlık çalışanlarının, özellikle de hekimlerin ismine yabancı olmadığı bir virüs ailesi. İsmini taç şeklindeki(corona) görünüşünden alan bu virüsler ilk kez 1960’ların başında keşfedilmiş. Oluşturduğu hastalıkların büyük kısmı solunum sistemi ile ilişkili. 11 Mart tarihinde Dünya Sağlık Örgütü’nün pandemi ilan ettiği bu virüs enfeksiyonu Dünya’da ve Türkiye’de gündemi uzun süre meşgul edecek gibi görünüyor.

İlk koronavirüs vakası 2019 yılının Aralık ayı sonlarında Çin’in Hubei Bölgesi’nin Wuhan şehrinde görülmüş. Yetkililerin bildirdiği sebebi bilinmeyen zatürre vakalarının yapılan ileri tetkiklerde koronavirüs kaynaklı olduğu açıklanmış. Sonrasında Çin başta olmak üzere pek çok ülkede yeni vaka ve ölüm görüldü. İlk vakalardan yaklaşık 3 ay sonra Dünya Sağlık Örgütü bu enfeksiyonu dünya çapında yayılan geniş kitleleri etkileyen bir salgın olarak nitelendirdi.(pandemi)

Virüsün insanlarda ilk belirtileri Centers for Disease Control(CDC) tarafından ateş, öksürük ve nefes darlığı olarak bildirilmiş.  Bu belirtiler viral maruziyeti takiben 2-14 gün içerisinde gözlenebiliyor. Çinde 11 Mart 2020’ye kadar görülen 72 binin üzerindeki vakanın %81’i evde atlatılabilecek hafif belirtilerle seyrederken; %14’ü zatürre, nefes darlığı gibi ciddi belirtiler göstermiş. %5 vakada ise solunum yetmezliği, septik şok ve multi organ yetmezliği gibi kritik sonuçlarla karşılaşılmış. Belirtilerin ilk görülmesi ile hastaların iyileşmesi arasındaki süre hafif vakalarda 2 hafta sürerken; ciddi ve kritik vakalarda süreç 6 haftaya kadar uzayabiliyor.

Tüm hastalar virüsten benzer şekilde etkilenmiyor. Yaş ilerledikçe ölüm oranı artarken; eşlik eden hastalıklar da sağ kalım oranını düşürüyor. Kardiyovasküler hastalık, diyabet, kronik solunum yolları hastalıkları ve hipertansiyonu olan hastalar daha fazla risk altındalar. Ayrıca immün yetmezlik ya da bağışıklık sisteminin zayıf olduğu durumlarda ölüm oranı yükseliyor. Bağışıklık sistemi güçlü olanlar, ek hastalığı bulunmayanlar ve çocuklar bu viral enfeksiyondan en az etkileniyor.

138 vakanın incelenmesiyle yapılan bir çalışmada hastaneye yatışta ilk belirtiler %98 ateş; %69 halsizlik, yorgunluk; %59 kuru öksürük olarak tespit edilmiş. 99 hasta üzerinde yapılan başka bir çalışmada ise hastaların ilk yatışta %83’ünde ateş; %82’sinde öksürük saptanmış. Termal kameralar ile inceleme hastaların ancak yüksek ateşli olduğu dönemlerde fayda sağlayabiliyor. Diğer taraftan termal kameraların başka nedenli ateşli hastaları tespit etmesi de mümkün.

Koronavirüs enfeksiyonunun en önemli özelliklerinden biri virüsü vücuda aldıktan sonra ilk belirtilerinin ortaya çıkması için geçen sürenin fazla oluşu.(inkübasyon) Tipik inkübasyon süresi 2-14 gün kabul ediliyor ancak bu sürenin 27 güne kadar uzadığı vakalar bildirilmiş. Ortalama inkübasyon süresi 1324 vaka üzerinde yapılan bir çalışmada 3 gün bulunurken; 425 vaka üzerindeki bir çalışmada 5,2 gün.

Her gün tespit edilen vaka sayısı ve ölümler artıyor. Toplam vaka sayısı 15 Mart itibariyle 167 bine ulaşmış durumda. En çok vaka görülen ülkeler; Çin, İtalya, İran, Güney Kore, İspanya, Almanya ve Fransa. Virüs nedeniyle görülen ölümler 15 Mart itibariyle 6.500’e yaklaştı. (Ölüm oranı %4) En çok ölüm görülen ülkeler; Çin(3199), İtalya(1441), İran(611), İspanya(196). Bu yazının yazıldığı saatlerde bile vaka sayısında ve ölümlerde artış görüldüğünden net resmi verileri verebilmek zor. Dünyada 46 ülkede 100’ün üzerinde vaka görülmüş.

Türkiye’de ise resmi verilere göre 18 vaka tespiti yapılmış. Ülkemizde henüz koronavirüs nedeniyle ölüm yok. Son vakanın umre dönüşü bir umrecide görülmesi yurt dışından gelenlere inkübasyon süresi kadar karantina uygulamasını gündeme getirdi. 15 Mart tarihinde ülkeye giriş yapan umrecilere karantina uygulaması başlatıldı.

Koronavirüs pandemisinin tıbbi, ekonomik, toplumsal, psikolojik, sosyal pek çok etkisi var. Başka Amerika Merkez Bankası Fed olmak üzere pek çok merkez bankası salgın ortaya çıktıktan sonra faiz indirimine gitti. Küresel iflasları engellemek için merkez bankaları büyük likidite imkanları sunuyor. Uzak Doğu, Avrupa ve Amerika borsalarında büyük düşüşler görüldü. Pek çok ülkede olağanüstü hal(OHAL) ilan edildi.

Ülkeler kendilerini korumak için riskli bölgelere seyahati yasaklamaya; bu bölgelerden gelenleri karantina altına almaya başladılar. Bazı ülkeler salgının yoğun görüldüğü bölgelere giriş çıkışları dahi yasakladı. Bu durum hiç şüphesiz yerel ve uluslar arası seyahati belirgin şekilde etkileyecek. Özellikle Uzak Doğu kökenli havayolu şirketlerinin yolcu sayısı yüksek oranda geriledi. Avrupalı ve ABD’li pek çok havayolu şirketinin devletleştirilmesi planlanıyor.

Hastalığın kontrol altında tutulabilmesi için kalabalık ortamlar oluşturulmaması ve bu ortamlara girilmemesi öneriliyor. Dünya çapında pek çok dinin toplu yapılan faaliyetleri iptal edilmeye başlandı. 13 Mart’taki Cuma namazı hutbesinde kalabalık ortamlardan uzak durulması tavsiye edildi.  Pek çok ülke eğitime ara veriyor ve uzaktan eğitim modellerini uygulamaya çalışıyor. Alışveriş merkezlerinin açık kaldığı zaman aralıkları sınırlanıyor. Bazı ülkelerde eğlence mekanlarının faaliyetlerine ara verilmiş durumda.

Toplu halde yapılan pek çok faaliyetin sınırlanması küresel ekonomiyi tehdit eder duruma geldi. Bu durumla doğrudan ilişkili sektörler için iflas sesleri yükseldi. Daha çok korkulan ise tüm dünyada üretim ve tüketimin sekteye uğraması. Diğer taraftan tüm dünyada virüsün tedavisine ve bağışıklığın artırılmasına yönelik çalışmalar hızla devam ediyor.

2019 yılının son ayında ortaya çıkan koronavirüs pandemisi(COVİD-2019) tüm dünyayı pek çok açıdan etkilemiş durumda. Ülkeler aldığı tedbirleri giderek artırıyor. Beklentiler salgının dünya çapında kontrol altına alınması, ölümlerin asgari düzeye indirilmesi ve tıbbi çözümlerin hayata geçirilmesi. Bireylere düşen görev ise öncelikle virüse yakalanmayı engelleyecek adımların atılması ve virüse yakalanması durumunda diğer insanlara zarar vermeden karantina ve tedavi altına alınmaları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir