Hazine Döviz Cinsi İç Borçlanmayı Çok Sevdi

Hazine’nin uzun yıllardır koruduğu ilkesi “borçlanmanın ağırlıklı olarak TL cinsinden yapılması” idi.  Hala bu ilke geçerliliğini koruyor. Yerli para birimi cinsinden borçlanma ilkesi sadece Türkiye için değil gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkeler için geçerli. Gelirler hangi para birimi cinsinden ise borçlanma da ağırlıklı olarak o para biriminden yapılmalı ve kur riski asgariye indirilmeli.

Bazı istisnaları kenarda bırakırsak ülkeler genellikle her yıl bütçe açığı veriyor ve net borçlanma gerçekleştiriyor. Dış borç açısından değerlendirirsek ülkeler benzer şekilde net dış borç ödemesi yapmıyor ve ödediği borç kadar ya da daha fazla dış borç alıyor. Türkiye gibi kronik cari açık veren ve cari açığı finanse etmesi gereken ülkeler para birimlerinin değer kaybının artmasını önlemek için net dış borç ödememeli mümkünse net dış borçlanma yapmalı.

2001 krizi sonrasında Hazine TL cinsi borçlanma faizlerinin yükselmesi ve dolarizasyonun artması nedeniyle iç piyasadan yüksek oranda döviz cinsi borçlanmak durumunda kalmıştı. 2002 yılında toplam iç borçlanmanın %17,7’si döviz cinsi yapıldı. 2003 yılında toplam 155,8 milyarlık iç borçlanmanın %12,8’i döviz cinsi. Yani toplam 20 milyar liralık döviz cinsi iç borçlanma gerçekleştirilmiş. Bunu 2003 yılının ortalama dolar kuruna bölersek 13 milyar doların üzerinde döviz cinsi iç borçlanma yapıldığını hesaplıyoruz.

Döviz cinsi iç borçlanma Hazine’nin temel ilkeleri doğrultusunda azaltılarak 2008 yılında 1,5 milyar dolara düşürüldü; 2011 yılında ise sıfırlandı. 2011-2016 yılları arasında Hazine hiç döviz cinsi iç borçlanma yapmadı. 2017 yılında Hazine sadece 2,4 tonluk altın cinsi iç borçlanma gerçekleştirdi. 2018 yılında iç piyasadan 4,2 ton altın, 688 milyon Euro, 98 milyon dolar borç alındı.

2019 yılında uluslararası piyasalardan 11,2 milyar dolar dış borç alındı. İç piyasadan toplam altın borçlanması 82 ton(~4 milyar dolar). İç piyasadan Euro cinsi borçlanma 5,15 milyar Euro; USD cinsi borçlanma 85 milyon dolar. Yani Hazine uluslararası piyasadan aldığı 11,2 milyar dolar dış borcun yanında iç piyasadan 10 milyar dolara yakın döviz ve altın cinsi iç borçlanma yapmış durumda.

Hazine neden bu kadar döviz ve altın cinsi iç borçlanma yaparak kur riskini üstleniyor? Ekonomi yetkililer bu konuda TL dışı kaynakların değerlendirilmesi, düşük maliyetle borçlanma gibi açıklamalar yapıyor. Ancak bu durumun temel nedeni borçlanma ihtiyacının olağanüstü artması.

Hazine 2019 yılında çok yüksek miktarda net iç borçlanma gerçekleştirdi. İlk 11 ayda 188 milyar liralık iç borçlanma yapan kurum bu dönemde sadece 78 milyarlık ödeme gerçekleştirdi. Yani 11 ayda net iç borçlanma 110 milyar liraya ulaştı. Hazine daha fazla TL cinsi iç borçlanma yaparak TL cinsi tahvil faizlerinin yükselmesini istemiyor ve piyasaya daha fazla TL bırakmak istiyor.

TL dışında iç borçlanma yapmanın en önemli sakıncası ise kur riski. Hazine bu borçlanmaları genellikle 1-2 yıl vadede yapıyor. Borçlanma maliyetleri yıllık %1,5 ila %3,1 arasında değişse de bu süre zarfında TL’de meydana gelebilecek değer kayıpları borçlanma maliyetini TL borçlanmaya göre çok daha maliyetli hale getirebiliyor. Örneğin ilk kez Ekim 2017’de gerçekleştirilen altın cinsi iç borçlanmaların altının gram fiyatının yükselmesine bağlı olarak itfa tarihinde(Ekim 2019’da) TL borçlanmaya göre çok daha maliyetli hale geldiğini görüyoruz.

Hazine 2019 yılında 2001 krizi sonrasına benzer şekilde yüksek miktarda TL dışı iç borçlanma gerçekleştirdi. Bu durumun nedeni TL dışı kaynakların değerlendirilmesi, düşük maliyetle borçlanma gösterilse de Hazine’nin yüklü net iç borçlanması en önemli etken. Hazine bu şekilde borçlanarak büyük kur riski üstleniyor. Amacı ise piyasaya daha fazla TL bırakmak ve TL faizleri üzerindeki baskıyı hafifletebilmek. Bundan 1 yıl önce Euro kurunun 6,08; bugün ise 6,61 seviyesinde olduğunu düşünürsek gelecekte TL dışı borçlanmaların Hazine’yi pek de karlı çıkaracağı görülmüyor. Bakalım gelecek neyi gösterecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir