Ekonomide Güven Endeksleri ve Güven Sorunu

Ekonomilerin içinde bulunduğu durumu değerlendirmek için en önemli göstergelerden biri güven. Bu kavram güven endeksleri ile değerlendiriliyor ve endeks geleceğe güvenle bakan ülkelerde yüksek seyrediyor. Ülkemizde de her ay Türkiye İstatistik Kurumu(TUİK) ve Merkez Bankası güven endeksleri ölçümlerini gerçekleştiriyor.

Güven endeksleri arasında en önemli olanı tüketici güven endeksi olmalı. Çünkü bireyleri doğrudan yansıtan bir gösterge. Endeks her ay TUİK tarafından açıklanıyor. Bu endekste ağırlıklı olarak gelecek 12 ay olmak üzere geçmiş, mevcut ve gelecek döneme ilişkin düşünceler değerlendiriliyor. Endeksin 100’ün üzerinde olması tüketici güveninde iyimser durumu; 100’ün altında olması ise kötümser durumu gösteriyor.

Tüketici güven endeksi Brunson krizi öncesindeki Temmuz 2018’de 72,7 seviyesinde bulunuyordu. Ağustos 2018’de 68,2’ye inen endeks sonrasında 60 değerinin üzerini sadece yerel seçimler sonrasındaki Nisan 2019’da gördü. Endeks 2020’nin ilk ayında hala 60’ın üzerine çıkabilmiş değil(58,8). Bu durum tüketici güveninde belirgin kötümserliği gösteriyor.

Endeks alt başlıklarından gelecek 12 ayda işsiz sayısı beklentisi(işsiz sayısında azalma) 56,8. Yani vatandaşların işsiz sayısının azalacağına ilişkin beklentileri çok olumsuz. Bu endeks 2004 yılında 120’lerin; 2005 yılında 110’ların; 2012 yılında 90’ların; 2013 yılında 80’lerin; 2017 yılında ise 70’lerin üzerinde seyretmiş. Kur şokunun yaşandığı 2018 yılında bile 60’ın altına hiç inmemiş. Gelecek 12 ayda tasarruf etme ihtimali ise kronik olarak düşük. Endeks ölçüldüğü ilk günden beri hiç 40’ın üzerinde çıkamamış ve Ocak 2020’de 21,6 düzeyinde.

TUİK’in diğer açıkladığı endeksler ise sektörel güven endeksleri. Her ay hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörüne ait güven endeksleri açıklanıyor. 2018’de başlayan krizle tüm sektörlerde endeksler geriledi; inşaat sektöründe güven endeksi belirgin şekilde azaldı. Mayıs 2019’da 50’nin altına gerileyen inşaat sektörü güven endeksi Ocak 2020’de %14,6 artarak 78,9’a yükseldi. Hizmet sektöründe güven endeksi 95,2 olurken; perakende ticaret sektöründe 105’e çıktı. 3 sektörde de güven endekslerinin Brunson krizi öncesi seviyeleri yakaladığını söyleyebiliriz.

Merkez Bankası ise her ay Reel Kesim Güven Endeksi ve Finansal Hizmetler Güven Endeksini açıklıyor. Ocak 2020’de Reel Kesim Güven Endeksi 104,1 olurken; Finansal Hizmetler Güven Endeksi 164,7’ye yükselmiş durumda. Her 2 endeksin de Brunson krizi öncesindeki seviyeleri yakaladığını görüyoruz.

TUİK her ay tüketici güven endeksi(%20), imalat sektörü reel kesim güven endeksi(%40), hizmet sektörü güven endeksi(%30), perakende ticaret sektörü güven endeksi(%5) ve inşaat sektörü güven endeksi(%5) sonuçlarını birleştirerek ekonomik güven endeksi sonuçlarını açıklıyor. Bu endeksin son verisi Aralık 2019’a ait ve %93,8 seviyesinde bulunuyor.

Güven endekslerinin seyrini etkileyen ekonomik ve ekonomi dışında pek çok neden var. Ekonomik büyüme, işsizliğin azalması, faizlerin gerilemesi, TL’nin değer kazanması, tüketimin canlanması, siparişlerin artması gibi pek çok ekonomik gösterge güven endekslerinin yükselmesini sağlıyor. Bu göstergelerin olumsuz haline gelmesi ise güveni olumsuz etkiliyor.

Ağustos 2018’de yaşanan kur şoku; bunu takiben ekonomik küçülme, faizlerin yükselmesi, tüketimin düşmesi, ciroların azalması tüm güven endekslerini orta-uzun vadede en düşük seviyelere düşürmüştü. Sektörel güven endeksleri kriz öncesi dönemi yakalasa da tüketici güven endeksinin hala tarihi düşük seviyelerde olduğunu vurgulamakta fayda var.

Bu endeksleri etkileyen ekonomi dışında da pek çok konu var. Güveni etkileyen etkenler arasında iyi işleyen hukuk düzeni, hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü, yönetimlerde şeffaflık, yolsuzluk algısında azalma, insan hak ve özgürlükleri, çoğulcu demokrasi, AB ile ilişkiler, yatırım ortamının iyileşmesi gibi konular var. Örneğin her yıl açıklanan “Hukukun Üstünlüğü Endeksi” “Rule of Law Index” sıralamasında 126 ülke içerisinde 109. sırada yer alıyoruz ve bu alanda çözülmesi gereken büyük sorunlarımız mevcut.

            Brunson krizi sonrasında tarihi düşük seviyelere gerileyen güven endeksleri, ekonominin geleceğini öngörmek için önemli göstergeler arasında yer alıyor. Tüketici güven endeksi dışındakiler kriz öncesi seviyeleri yakalasa da tüketici güveni hala çok kötü durumda. Ekonomi yönetiminin görevi ekonomide güveni artıracak adımlar atmak olmalı. Bu adımlar ekonomik ve ekonomi dışında pek çok ödevi içeriyor. Geleceğe güvenle bakabileceğimiz bir ülke temennisiyle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir