Ekonomi Küçülürken Faiz Yükü Artıyor

Ekonomide pek çok kesim faiz ödemesi yaparken pek çok kesim de faiz geliri elde ediyor. Ülkeler, hazineler, bankalar, şirketler, kişiler vs. Gerçek ya da tüzel bir kişiliğin faiz gideri olurken aynı zamanda faiz geliri olması da mümkün. Üzerinde durulması gereken husus ise Türkiye’nin ve Türkiye Hazinesi’nin faiz yükü giderek artıyor.

Uzun yıllar yüksek enflasyon, yüksek faiz döngüsünden uzaklaşamayan Türkiye 2002 yılından sonra gelen tek parti iktidarı sonrasında düşük enflasyon hedeflerine yönelik güçlü politikalar uyguladı. 2002 yılında %29,7 olan tüketici enflasyonu(TÜFE) 2003’te %18,4’e indi; 2004’te ise tek haneye inerek %9,3 oldu. 2004-2017 yılları arasında TÜFE %6,2 ila %11,92 arasında seyretti. 2018’de ise TÜFE yıl sonunu %20,3 seviyesinde kapattı.

Enflasyonun gerilemesini takiben Hazine’nin borçlanma faizleri de hızla geriledi. 2002’de %62,7 olan TL cinsi sabit faizli borçlanmanın ağırlıklı ortalama maliyeti 2003’te %46’ya; 2004’te %24,7’ye; 2005’te %16,3’e indi. 2008 son çeyreğinde çıkan küresel kriz ve parasal genişlemeler sonrasında 2008’de %19,2 olan maliyet; 2009’da %11,6’ye; 2010’da %8,1’e geriledi. 2018’in ilk aylarında %13 civarında olan borçlanma maliyeti Brunson krizi ile %25’i aşarak yılı %17,5 ortalama ile tamamladı.

Düşen faizler sayesinde hazinenin borç yükü nominal olarak artmasına rağmen faiz ödemeleri 2002-2017 arasında 60 milyar lirayı hiç aşmadı. 2018’de 70 milyar lirayı ilk kez aşan faiz giderlerinin Hazine Finansman Programı’na göre 2019’da 99 milyar, 2020’de ise 129,4 milyar lira olması bekleniyor.

Faiz giderinin GSYH’ya oranı 2001 krizi sonrasında %16,7’ye kadar yükselmişti. Bu oran 2017 yılına kadar istikrarlı şekilde geriledi ve %1,8’e düştü. 2018 yılında ilk kez artan oran %2’ye çıktı. Orta vadeli plana göre bu oranın 2020’de %2,9’a çıkması bekleniyor. Yakın dönemde GSYH’nın 2 kez yukarı yönlü revize edildiğini ve bu revizyonların faiz ödemelerinin GSYH’ya oranını bir miktar aşağı çektiğini belirtelim.

Türkiye’nin yurt dışına ödediği faiz ise dış borç miktarı ve faiz yüküyle ilişkili olarak dalgalı bir seyir izledi. 2002 sonunda 129 milyar dolar brüt dış borcu olan ve bu yılda 6,4 milyar dolar faiz ödeyen Türkiye ilerleyen yıllarda borçlanma maliyeti düşmesine rağmen dış borç miktarı arttığından 2008 yılını 12 milyar dolar faiz ödeyerek tamamladı. 2008’de 280 milyar dolar olan dış borç miktarı 2011’de 305 milyar dolara yükseldi. Türkiye küresel kriz nedeniyle faizlerin gerilemesi sayesinde dış borcu artmasına rağmen 2011’i 8,7 milyar dolar faiz ödeyerek kapattı. 2018 sonunda brüt dış borcu 444 milyar dolar olan Türkiye toplam 13,6 milyar dolar dış borç faizi ödedi.

Faiz oranını bir kenara bırakırsak Türkiye’nin dış borcunun GSYH’ya oranının artması faiz giderinin milli gelire oranını artırıyor. 2019’un 2. çeyreğinde Türkiye’nin brüt dış borcunun GSYH’ya oranı %61,9 ile tarihi zirvede bulunuyor. 2001 krizi sonrasında en yüksek oran %59,8 ile 2002’nin 2. çeyreğinde görülmüştü. Yine yakın dönemde 2 kez milli gelir rakamlarının yukarı yönlü revize edildiğini ve dış borcun oranını bir miktar aşağı çektiğini belirtelim.

2013 yılında 950 milyar$ ile zirveye çıkan GSYH 2017’de 851 milyar$’a; 2018’de 784 milyar$’a; 2019’un ilk yarısında ise 722 milyar$’a geriledi. 2013 yılında ödenen 9,5 milyar$’lık dış borç faizi ödemesinin GSYH’ya oranı %1 iken; 2018’de bu miktar 13,6 milyar$’a çıktı ve GSYH’ya oranı %1,7’ye yükseldi. 2018’in ilk 9 ayında yapılan dış borç faizi ödemesi 9,7 milyarken 2019’ın aynı döneminde 10,5 milyar dolara yükselmiş durumda.

Özetle, Türkiye ekonomisi son 3 çeyrektir yıllık bazda sabit fiyatlarla küçülüyor. Hazine’nin faiz giderlerinin GSYH’ya oranı 2018’den beri artıyor. Türk Lirası yakın dönemde deflatörden daha fazla değer kaybettiğinden dolar bazlı GSYH belirgin şekilde azaldı. Ülkenin ödediği dış borç faizinin nominal olarak artması ve dolar bazlı GSYH’nın azalması faiz yükünün ülke ekonomisine olan etkisinin belirgin şekilde artmasına neden oldu.

“Ekonomi Küçülürken Faiz Yükü Artıyor” için bir yanıt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir