Piyasaya Döviz Satmadan Net Rezervlerini Artıramayan Merkez Bankası

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB) yakın dönemde eleştirilerin sıklıkla yöneltildiği ancak ekonomideki pek çok parametreyi düzenleyen çok önemli bir kurum. Yakın dönemde TCMB, Başkan Murat Çetinkaya’nın Cumhurbaşkanı tarafından aniden görevden alınması ile gündeme gelmişti. Uyguladığı politikalar ile bir süre daha gündemde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.

TCMB’nin internet sitesine girdiğimiz zaman, isminin hemen yanında; “Merkez Bankasının temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.” ifadesini görüyoruz. Aslında kurumun fiyat istikrarını sağlamak için kullandığı temel politika araçları piyasayı gerekli maliyetle ve gerekli miktarda fonlamak. Bunun yanında döviz ve altın rezervi tutma, zorunlu karşılıklar yoluyla ekonomiyi yönlendirme, para arzının kontrolü, para basma, döviz alım-satımı, döviz depo ihaleleri, swap işlemleri, Hazine ve BOTAŞ gibi kamu kurumlarının döviz ihtiyacını karşılama gibi pek çok işlevi de bulunuyor.

TCMB tarihinde daha önceki başkanlardan Erdem Başçı döneminde çok özgüvenli ve ilginç para politikaları uygulandı. Faiz koridoru oluşturuldu, piyasa düşük maliyetle fonlandı, piyasanın döviz ihtiyacı ivedilikle giderildi. 2011-2016 yılları arasında görev yapan Başçı döneminde küresel ölçekte pek çok merkez bankasının parasal genişlemeye gittiğini ve faiz oranlarını düşürdüğünü vurgulamakta fayda var. Başçı döneminde 2011 yılında yapılan yüklü döviz satışları;

05.10.2011: 1,832 milyar$

06.10.2011: 2,038 milyar$

07.10.2011: 1,331 milyar$

18.10.2011: 1,454 milyar$

19.10.2011: 1,286 milyar$

23.12.2011: 1,008 milyar$

30.12.2011: 1,865 milyar$(müdahale)

Merkez Bankası 2002-2011 yılları arasında Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesini engellemeye yönelik piyasadan döviz alımı gerçekleştirirken; ağırlıklı olarak Ağustos 2011 ve sonrasında döviz sattı görüyoruz. TCMB’nin piyasaya döviz satışları 27 Nisan 2016’ya kadar devam etti ve yeni Başkan Murat Çetinkaya döneminde döviz satışları durduruldu. O günden bu güne, resmi verilere göre piyasaya döviz satışı gerçekleştirilmedi.

Merkez Bankası’nın piyasa alımları dışında bilinen temel döviz kaynağı ihracatçı ve döviz kazandırıcı firmalara verilen reeskont kredilerinin geri ödemeleri. TCMB bu verileri aylık olarak açıklıyor. Örneğin yüklü döviz satışı gerçekleştirilen 2011 yılında reeskont kredilerinin döviz rezervlerine katkısı sadece 1,9 milyar dolar iken; piyasaya döviz satışı gerçekleştirilmeyen 2017 yılında 12,4 milyar dolar; 2018 yılında 14,9 milyar dolar olmuş. 2019 yılında ise 22,5 milyar dolar olması bekleniyor.

TCMB’nin piyasaya satış dışında döviz gideri Hazine ve BOTAŞ gibi kamu kurumlarına verilen dövizler. Geçmişte döviz depo ihaleleri ile piyasaya haftalık döviz veriliyordu ancak bu uygulama 31 Mart seçimleri öncesinde başlayan rezerv tartışmalarının ardından sonlandırıldı.

Hazine genellikle dış borcunu çeviriyor; net dış borç alma ya da ödeme yapmıyor. Bu nedenle Hazine-TCMB döviz değişimini bir kenarda tutarsak mevcut uygulamada Merkez Bankası’nın net döviz rezervlerini etkileyen 2 önemli olay var. Bunlar;

1)BOTAŞ’a yapılan döviz satışları

2)Reeskont kredisi geri dönüşleri

Her 2 veriyi de aylık olarak TCMB istatistiklerinden piyasa verileri başlığı altında takip etmek mümkün. Ocak-Ekim 2019 döneminde reeskont kredisi geri dönüşü 18,7 milyar dolar; BOTAŞ’e verilen döviz ise 5,7 milyar dolar. Yani Hazine ile TCMB arasında net döviz alışverişi olmadığı varsayımıyla 2019’un ilk 10 ayında TCMB net rezervlerinin 13 milyar dolar artmasını bekliyoruz.

2018 sonunda Merkez Bankası net rezervleri(altın+döviz) 35,8 milyar dolar düzeyinde. Ekim 2019 sonunda ise net rezervler 35,4 milyar dolar. Yani Aralık 2018-Ekim 2019 arasında net rezervler artmamış. Ancak reeskont kredisi geri dönüşü ve BOTAŞ’a verilen dövizleri hesaplayınca 13 milyar dolar artmasını bekliyorduk.

Merkez Bankası yakın dönemde yoğun swap işlemlerine başladı. Swap ile TCMB piyasadan döviz alırken karşılığında TL veriyor. Bu veri de aylık olarak açıklanıyor. Swap ile emanet olarak alınan dövizler net rezervin içerisinde yer alırken TCMB rezerv tablolarında açık pozisyon(-) olarak gösteriliyor. 2018 sonunda 1,8 milyar dolar olan açık pozisyon Ekim 2019 sonunda 17,8 milyar dolara yükselmiş. Yani açık pozisyonu 2019’un ilk 10 ayında 16 milyar dolar artmış ve bu kadar döviz swap ile alınarak net rezervler içerisinde gösterilmiş.

Sonuç olarak Merkez Bankası 2019’un ilk 10 ayında resmi verilere göre piyasaya hiç döviz satmamış ancak net rezervlerini artıramamış. Hazine ile yapılan değişimler bir kenarda tutulursa; reeskont kredisi geri dönüşleri ve BOTAŞ’a verilen dövizler hesaplandığında bu dönemde rezervlerin 13 milyar dolar; swap ile alınan 16 milyar dolar eklendiğinde ise 29 milyar dolar artması gerekiyordu. Peki neden artmamış? Bana sormayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir