2020 Bütçe İçin Zor Bir Yıl Olacak


            Ekonomik gündemde özellikle enflasyon, büyüme, işsizlik, cari açık, bütçe açığı gibi konular var. Ancak 2020’de Türkiye ekonomisinde üzerinde en çok durulması gerekenlerden biri bütçe dengesi olacak.

            2018’de bütçe 72,6 milyar açık verirken; Hazine nakit açığı 70,3 milyar lira olmuştu. 2017’de bütçe açığının 47,7 milyar lira olduğu düşünülürse 2018’deki açığın makul olduğu düşünülebilir. Ancak detaylara inilirse 2018’de bütçe açığını düşüren 3 önemli vergi dışı gelir olduğunu görüyoruz.

            1.)TCMB kar transferi: 12,3 milyar

            2.) İmar affı geliri: 16,3 milyar

            3.)Bedelli askerlik geliri: 9,5 milyar

            Toplamda 38 milyara ulaşan bu 3 gelir olmasaydı bütçe açığı 110 milyara çıkacaktı(2017’de 47,7 milyar). 2017’de Merkez Bankası’ndan aktarılan kar 6,4 milyar lira, diğer 2 kalemde gelir yok.

            2019’da vergi gelirleri istenilen ölçüde artırılamadı ve imdada Merkez Bankası yetişti. 2018’de 56 milyar kar elde eden TCMB 2019’da Hazine’ye 37,5 milyarlık kar transferi gerçekleştirdi. Bütçenin gelir ihtiyacı çok olduğundan aktarım Ocak ayına çekildi. Ocak’ta 33,7 milyar, Mart’ta 3,7 milyar olmak üzere Hazine’ye 37,5 milyar lira aktarıldı.

            Yılın ilk yarısını TCMB’den gelen 37,5 milyar liralık kar transferi ile atlatan Hazine’nin devasa açıkları devam edince yasal değişiklikle yedek akçenin Hazine’ye aktarılmasına karar verildi. Yıllardır biriken(46,2 milyar lira) yedek akçenin önemli kısmı Temmuz(22 milyar) ve Ağustos(18,7 milyar) aylarında Hazine’ye geçti. Böylece 2019 yılında Merkez Bankası’ndan 78,2 milyarlık bir kaynak bütçe açıklarının azaltılması için kullanılmış oldu. İmar affından gelen kaynak ise 2019’da da devam etti.

            2019’un ilk 9 ayında bütçe açığını düşüren 3 önemli vergi dışı gelir olduğunu görüyoruz.

            1.)TCMB kar transferi: 37,5 milyar

            2.) TCMB yedek akçesi: 40,7 milyar

            3.)İmar affı geliri: 7,6 milyar

            2019’un ilk 9 ayında Hazine nakit açığı 89,7 milyar; Merkezi Yönetim bütçe açığı 85,8 milyar lira. Toplamda 85,8 milyara ulaşan bu 3 gelir olmasaydı bütçe açığı ilk 9 ayda 171 milyarı aşacaktı. Yani bütçe bu gelirler olmadan her ay 20 milyar liraya yakın açık vermiş.

            Gelelim 2020 yılına. Merkez Bankasının birikmiş yedek akçesi alındığından 2020’de bütçeye yedek akçe katkısı çok düşük seviyede kalacak. 2019’da TCMB karının 2018’deki 56,2 milyar liraya ulaşması pek mümkün görünmüyor. Kısacası bu 2 gelirden 2019’daki gibi bir katkı gelmeyecek.

            Meclise sunulan Bütçe Kanun Teklifi’ne göre 2020’de KİT’ler ve kamu bankalarından elde edilecek gelir beklentisi 52,1 milyar lira; kamu bankalarından elde edilecek temettü geliri 45,3 milyar lira. 2019’un ilk 9 ayında KİT’ler ve kamu bankalarından elde edilen gelir 81,8 milyar lira; kamu bankalarından elde edilen temettü geliri 78,2 milyar olmuştu. Elde edilen tüm temettü TCMB’den geldiğinden yıl sonunda gerçekleşme de takriben bu kadar olur. 2020 beklentileri bu alanda gelirlerin 2019’a göre yaklaşık 30 milyar daha az olacağını gösteriyor.

            2019’un ilk 9 ayında bütçenin faiz dışı açığı 4,3 milyar; nakit dengesinde faiz dışı açık 13,3 milyar lira. Bu yılın faiz dışı açıkla bitirilmesi neredeyse kesin; 2020’de de faiz dışı açık verilmesi kuvvetle muhtemel. 31 Ekim tarihinde açıklanan 2020 Yılı Hazine Finansman Öngörüleri’nde 129,4 milyarlık faiz ödemesi planlanıyor. 2020’de de faiz dışı açık verileceğini düşünürsek 2020’yi 129,4 milyar liranın üzerinde bir bütçe açığı ile tamamlamamız beklenmeli.

            2020’de bütçe açığının fazla olması ne gibi sorunları beraberinde getirecek?

            1)Borçlanma ihtiyacının artması piyasa faizleri üzerinde yükseltici etki yapacak. Diğer nedenleri bir kenarda tutarsak; doğrudan Hazine’nin borçlanma faizi, dolaylı olarak piyasa faizi yükselecek.

            2)Bankalar büyük ölçüde kamuyu fonlayacağından kredi büyümesi istenilen ölçüde olamayacak.(Büyümeye olumsuz etki)

            3)Bütçe açıklarını azaltmak isteyen ekonomi yönetimi gelirleri artırmak için ek vergiler getirebilecek. (Dijital hizmet vergisi, konaklama vergisi, değerli konut vergisi, üst dilim gelir vergisi gibi)

            4)Hükümetin bütçe açıklarını azaltmak için kamu harcamalarını kısması büyümeyi düşürücü etki yapacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir